Ekim Wan

Dün gece yüreğime oturmuş bir taş ile uyumaya çalıştım. Ekim Wan’ın kanlar sızan ölü bedeninin nasıl çırıl çıplak soyulup sokak ortasına atılmış olduğunu ve dahası bu karenin nasıl bir soğukkanlılıkla “ölümsüzleştirilmiş” olduğunu gördüm. Ne hakla? O an çok şey yazmak istedim ama yazamadım. Düşmanlığın bile bir onuru olmalı ve tüm bunların bana çağrıştırdığı tek şey katillerin pornografi anlayışı.

Kafası ve ayakları kesildiği için bir canlının ölü bedeninden çok, daha önce hiç yaşamamış, hızarın altında boynu vurulmadan son bir nefes almamış gibi raftan ya da morgdan alınan “şen” bir piliç gibi. Paketlenmiş, kanı pıhtılaşmış, onu öldürenler kanlı elbiselerini makinede, ellerini lavaboda yıkamış da hiçbir şey olmamış, yaptıkları son derece doğalmış ve haklıymış gibi yaşamlarına devam ediyolarmış, evlerine, çocuklarına ve tavuk suyuna çorbalarına koşarlarmış gibi.

Böyle koca bir taş, koca bir yumru Ekim Wan.

Dicle Ürünay

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s