Merhaba, ben iyi giyimli ve çöp karıştıran biriyim.

“Dünyadaki açlık ve sefaletin nedeni yoksulları doyuramamak değil, zenginleri doyuramamaktır.”

Açlıkla, yoksullukla, işsizlikle, çare bulunmak istenmeyen oy güdümlü “açlıklarınızla” seçim zamanı kapınızı çalarlar.

Üretim ve tüketim alışkanlıklarının ele alınıp irdelenmediği ve 10 tane dünya varmışçasına tüketen insanların hangi ideolojiyi savundukları, sandığa gidip gitmedikleri, hangi partiye oy verdikleri ve düşledikleri sistem, ütopyaları ve ütopyalarımız; dereleri barajlarla boğumlanan, toprağı tarım ilaçları ve GDO’lu tohumlarla zehirlenen, denizleri plastik poşetlerle boğulan, atmosferi kirletilen, ozon tabakası delinen dünya için önemsizdir. Yaşıyorsak, devrim her an, hemen şimdi! Devrim alışveriş sepetinde, devrim bez torbada, devrim buzdolabında, devrim tabakta, devrim çöpte, devrim her yerde.

Friganizm (Freeganizm) nedir?

Basit bir tanım yapacak olursak freeganism (friganizm) free yani bedava ve vegan yani hiçbir hayvansal ürün tüketmemek anlamına gelen kelimelerin biraraya gelmesi ile ortaya çıkmış tüketim ve israf karşıtı bir harekettir. Antikapitalistir.

Neden bu kadar çöp var?

İhtiyacımızdan fazla tüketiyoruz, geri dönüştürmüyoruz, açgözlüyüz ve paylaşmak yerine dökmeyi tercih ediyoruz. Dünden kalan ekmekleri ısıtıp yemek yerine her gün taze ekmek alıp ertesi günü yenmeyen yarısını çöpe atıp yeniden ekmek alıyoruz. Güneşin, yağmurun, toprağın, çiftçinin bir buğday tanesine verdiği emeğin bilincinden uzak iken “emekçi” söylemlerindeyiz ve ne zaman veganizmin etik ve eşitlikçi bir yaşam biçimi olduğunu söyleyen biri olur da hayvan haklarından size bi kuple bahsedip o çok sevdiğiniz çöp şişin aslında bir canlının ölü bedeni olduğunu söylediğinde, onu küçük burjuva olmakla yaftalamayı marifet biliriz, sanki karnizm yani etçillik size sokak başlarında, sokakalar boyunca pornografik bir kokuyla sunulmuyormuş gibi. Biz fikir ve pratik olarak hesaplanmayan küsüratların altında ezilen, ezildiği için daha çok ezen yegane türüz. Hep daha fazla, yaşamak için birincil derecede gerekli olmayan ne varsa tüketmemiz teşvik ediliyor ve bu küresel bir strateji. Siz tüketmezseniz, ben tüketmezsem, işçiler işsiz mi kalır? İnsanlar hayvan boğazlayıp yemezse koyunlar ölür mü? Bu fikre saplanıp kalıyorsanız eğer beynin bahaneler üreten merkezini iyi geliştirmişsiniz demektir. Belki ondan sonra deviren bir devrim olur bu devrim.

Çöpte neler var?

Sistemin tek tipleştirmesinden, sistemin oramızı buramızı yontup bizden biz olmayan bizler yaratma çabasından meyveler de nasibini alır. İsterler ki raflara dizdikleri her meyve yuvarlak, parlak, kırmızı, mor, göz alabildiğine sarı, ne ise o’ndan çok bunu nasıl görmek istersiniz formatında önce göze hitap etsin. Sırf şeklen yamuk, küçük, ortama büyüklüğün altında, taşınırken ufak bir yara almış diye hergün kaç ton sebze ve meyve dünyadaki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak, ulaştırılabilmek yerine çöp kutusunun derinliklerini boyluyor, elimizde buna dair net bir veri yok.

Açlık yok, açgözlülük ve israf var. Yeryüzüne, güneşe, toprağa, yağmura, toprağı kazan ellere ihanet var.

Fotoğrafları görmek için tıklayınız.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s